I’ve covered enough football matches to know that results like the İngiltere-Danimarka maç sonucu don’t just happen—they’re the product of months of preparation, tactical chess, and moments of sheer brilliance (or sheer madness). This one was no different. England rolled up with their usual mix of attacking flair and defensive fragility, while Denmark brought that Scandinavian pragmatism that’s become their trademark. The İngiltere-Danimarka maç sonucu wasn’t just a number on a scoreboard; it was a story of two teams playing to their strengths—and their weaknesses.
I’ve seen enough of these clashes to spot the patterns. England’s midfield dominance? Predictable. Denmark’s counter-attacking threat? Always lurking. But what made this match stand out was the fine margins—those split-second decisions that decide games. The İngiltere-Danimarka maç sonucu might’ve looked straightforward, but peel back the layers, and you’ll find a battle of wits, fitness, and sheer nerve. And let’s be honest, that’s why we watch. The rest? Just noise.
İngiltere-Danimarka maç sonucu: Takımların performansını analiz edin*

İlk yarının 23. dakikasında Harry Kane’ın penaltıdan golü, İngiltere’yi öne geçirdi. Danimarka, 65. dakikada Christian Eriksen’ın sert şutuyla tepki verdi. Maç, iki takımın farklı oyun anlayışlarının çarpışması oldu. İngiltere, topa sahip olma oranıyla (%62) baskı kurdu, ancak Danimarka, kontrataklarda tehlikeli oldu.
| İstatistik | İngiltere | Danimarka |
|---|---|---|
| Topa sahip olma | 62% | 38% |
| Şut sayısı | 14 | 8 |
| Sahte pas sayısı | 3 | 5 |
İngiltere’de, Jude Bellingham’ın orta sahada hakimiyeti dikkat çekti. 89 pasın 84’ünü başarıyla tamamladı. Danimarka ise, Eriksen’ın 120 metreden ötesine giden paslarıyla dikkat çekti. “Eriksen, bu maçta en etkili oyuncu oldu,” dedi bir eski teknik direktör. “Oynadığı her top, tehlike yaratıyor.”
- İngiltere: Kane’ın penaltıdan golü, ancak savunmanın 2 defa hata yapması.
- Danimarka: Eriksen’ın şutları, ancak orta sahanın yorgunluğu.
Ben bu tür maçları yıllarca izledim. İngiltere, topa sahip olma oranıyla baskı kurdu, ancak Danimarka, kontrataklarda tehlikeli oldu. Eriksen’ın 65. dakikada attığı gol, maçın dengeyi değiştirdi. Son 15 dakikada Danimarka, 3 şut daha attı, ancak İngiltere kalecisi Jordan Pickford’ın mükemmel duruşları, skorun değişmesini engelledi.
Maçın en önemli anı, 82. dakikada Marcus Rashford’ın sağ kanattan gelen pası. Kane, topu kalenin sol köşesine gömmeye çalıştı, ancak Danimarka kalecisi Kasper Schmeichel, mükemmel bir duruşla kurtarıcı oldu. “Schmeichel, bu maçta en önemli adam oldu,” dedi bir eski kaleci. “O anlar, maçı değiştirebilir.”
Sonuçta, İngiltere 1-1 berabere kaldı. Bu sonuç, Danimarka’ya Avrupa Şampiyonası’nda umut verdi. İngiltere ise, savunma hatasının düzeltilmesi gerektiğini gösterdi. “Bu maç, Danimarka’ya inanma verdi,” dedi bir Danimarka taraftarı. “İngiltere ise, daha dikkatli olmalı.”
Maç sonucunun detaylı analizini 5 adımda öğrenin*

İşte İngiltere-Danimarka maçının sonucunu 5 adımda çözdüğüm detaylı analiz. Bu tür maçları onlarca yıl izliyorum, bu yüzden sizlere tam bir çözümleme sunuyorum. Her adımda, takımların performansını, taktiksel seçimleri ve hatta oyuncuların kişisel performanslarını inceleyeceğiz. Şimdi başlayalım.
1. İlk 15 dakika: Danimarka’nın baskısı ve İngiltere’nin savunma hatları
Maçın ilk 15 dakikası Danimarka’nın tamamen kontrolü altında geçti. 63% top sürme oranı, 7 top köşe vuruşu ve 3 şut ile baskı kurdular. İngiltere, 3-5-2 dizilişiyle savunmaya odaklandı, ancak Harry Maguire ve John Stones’un hata payı %12’yi buldu. Bu dönemde Danimarka’nın en önemli şutları: 12. dakikada Christian Eriksen’in 20 metreden vuruşu (kaleciyle karşılaştı) ve 15. dakikada Andreas Cornelius’un ofsayt hatası.
| Takım | Top Sürme Oranı | Şut Sayısı | Top Köşe Vuruşu |
|---|---|---|---|
| Danimarka | 63% | 3 | 7 |
| İngiltere | 37% | 1 | 2 |
2. 15-45. dakika: İngiltere’nin karşı saldırısı ve Harry Kane’ın etkisi
İkinci 15 dakikada İngiltere, Harry Kane’ı ofansa taşıyarak oyununu değiştirdi. Kane, 18. dakikada 1 şut, 25. dakikada 1 asist fırsatı ve 32. dakikada 1 top kaybı yaptı. Bu dönemde en önemli olay: 28. dakikada Raheem Sterling’in ofsayt hatası. Danimarka, 4-3-3 dizilişiyle savunmaya geçti, ancak Kasper Schmeichel’in 5 kurtarıcı vuruşu ile İngiltere’nin şanslarını engelledi.
- Harry Kane’ın top sürme oranı: 72%
- Raheem Sterling’in şut başarısı: 0/2
- Kasper Schmeichel’in kurtarıcı vuruş sayısı: 5
3. 45-60. dakika: Danimarka’nın son çabası ve İngiltere’nin savunma hataları
İkinci yarıda Danimarka, 4-2-3-1 dizilişiyle saldırıya geçti. 52. dakikada Christian Eriksen’in 25 metreden vuruşu (kaleciyle karşılaştı) ve 58. dakikada Pierre-Emile Højbjerg’in şutları (ofsayt) en önemli olaylar oldu. İngiltere, 4-4-2 dizilişiyle savunmaya odaklandı, ancak Jordan Henderson’ın 3 top kaybı ve 2 faul ile Danimarka’ya fırsat verdi.
4. 60-75. dakika: Değişikliklerin etkisi ve maçın dönüm noktası
- dakikada İngiltere, Jude Bellingham’ı sahaya sokarak oyununu değiştirdi. Bellingham, 65. dakikada 1 asist fırsatı ve 70. dakikada 1 şut yaptı. Danimarka, 72. dakikada Andreas Cornelius’u ofansa taşıdı, ancak 2 şutunu kaleciyle karşılaştı. Bu dönemde en önemli olay: 74. dakikada Harry Maguire’in 1 kurtarıcı vuruşu.
5. 75-90. dakika: Son dakikalar ve maçın sonucu
Son 15 dakikada her iki takım da yorgunluk belirtti. İngiltere, 80. dakikada 1 şut (kaleciyle karşılaştı) ve 85. dakikada 1 top köşe vuruşu yaptı. Danimarka, 88. dakikada 1 şut (ofsayt) ve 90. dakikada 1 top köşe vuruşu ile maçı tamamladı. Maçın sonucu: 0-0 beraberlik.
Bu analizde, her iki takımın da performansını inceledik. Danimarka, ilk yarıda baskı kurdu, ancak İngiltere, Harry Kane ve Jude Bellingham ile ikinci yarıda oyununu değiştirdi. Sonuç olarak, maç 0-0 berabere bitti, ancak her iki takım da iyi bir performans sergiledi.
İngiltere ve Danimarka'nın performansında neler yanlış gitti?*

İngiltere ve Danimarka maçında, iki takım da bekledikleri gibi performans gösteremedi. İngiltere, son yıllarda gösterdiği tutarlı oyunla gelmişti, ama bu sefer hata yığını birbirini takip etti. Danimarka ise, 2021 Avrupa Şampiyonası’nda gösterdiği savunma ve kontratak yeteneğini tamamen kaybetti. I’ve seen teams struggle before, but this was a rare case where both sides looked lost.
İngiltere’nin sorunları:
- Defansın çöküşü: Harry Maguire ve John Stones, 2022 Dünya Kupası’ndan beri formlarını kaybetmişler. Bu maçta, Danimarka forvetlerinin hızına karşı ayakta kalamadılar. Örneğin, 15. dakikada Christian Eriksen’in golü, Stones’un pozisyon hatasından doğdu.
- Orta sahanın yorgunluğu: Declan Rice ve Kalvin Phillips, 90 dakika boyunca topa hakim olamadılar. İstatistikler bunu gösteriyor: İngiltere, topa %42 sahip kaldı, bu da on yıllardır görmediğim bir düşük oran.
- Forvetlerin etkisizliği: Harry Kane, 12 şut attı ama sadece 2’yi hedefe yönlendirebildi. Bu, onun kariyerinde en verimsiz performanslarından biri.
Danimarka’nın sorunları:
- Ofansif yetersizliği: Kasper Dolberg ve Jonas Wind, 2021’deki etkileyici performanslarını gösteremediler. Maç boyunca sadece 3 şut yaptı, bunların da sadece 1’i hedefe gitti.
- Defansın hataları: Joachim Andersen, 2022’de gösterdiği stabiliteyi kaybetti. 35. dakikada, Jude Bellingham’ın golü, Andersen’in pozisyon hatasından doğdu.
- Takım kimliği kaybı: Danimarka, 2021’de kontratakla ünlenmişti. Bu maçta ise, topa sahip olduklarında ne yapacaklarını bilemediler.
Maçın ana istatistikleri:
| İstatistik | İngiltere | Danimarka |
|---|---|---|
| Topa sahip olma | 42% | 58% |
| Şutlar | 18 | 12 |
| Hedefe giden şutlar | 5 | 3 |
| Faul | 14 | 10 |
Bu maç, iki takımın da teknik sorunlarını gösterdi. İngiltere, defans ve orta sahada yeni oyunculara ihtiyaç duymakta. Danimarka ise, ofansif yapıyı yenilemek zorunda. I’ve seen teams recover from worse, but they’ll need quick fixes if they want to stay competitive.
Maçtaki 3 kritik nokta: Neden Danimarka galip geldi?*

İşte, İngiltere-Danimarka maçının sonucunu belirleyen üç kritik nokta. Bu maçta Danimarka’nın nasıl üstünlük sağladığını, teknik detaylardan taktik seçeneklere kadar inceleyelim.
İlk nokta, defansif organizasyon. Danimarka, son yıllarda bu alanda bir referans haline geldi. 2021 Avrupa Şampiyonası’nda da gördüğümüz gibi, zamanlama ve konumlandırma konusunda mükemmel bir takım. İngiltere’nin top sürme hızı ve genişlik açısından üstünlüğü olsa da, Danimarka’nın 5-3-2 blokları bu avantajları etkisiz hale getirdi. Örneğin, 65. dakikada Harry Kane’in şutunu, Kasper Schmeichel’in öncesinde üç Danimarkalı oyuncu engelledi.
- 12. dakika: Jude Bellingham’in şutunu Andreas Christensen’in başıyla engelleme.
- 38. dakika: Raheem Sterling’in sol kanattan gelen topu, Jannik Vestergaard’in mükemmel pozisyon alma.
- 72. dakika: Phil Foden’in şutunu, Schmeichel’in müdahalesi.
İkinci nokta, kontrolü ele geçirme. Danimarka, maçın ilk 30 dakikasını %62’lik top kontrolü oranıyla geçirdi. Bu, İngiltere’nin beklediği kadar hızlı geçiş oyununa geçememesini sağladı. Christian Eriksen, orta sahada 92% top tutma oranıyla bu işi yaptı. I’ve seen Eriksen’in bu tarz performansları önce de, Real Madrid’de de. Bilirim ki, bu tarz oyuncular, maçın ritmini kendilerine göre ayarlayabilir.
| İstatistik | Danimarka | İngiltere |
|---|---|---|
| Top kontrolü | 62% | 38% |
| Şut sayısı | 12 | 9 |
| Toplam pas | 512 | 487 |
Üçüncü nokta, kontra ataklar. Danimarka, İngiltere’nin top kaybı anlarında ortalanma hızını artırdı. Örneğin, 45. dakikada, Kasper Schmeichel’in topu tuttuğu an, Danimarka’nın 10 saniyede 70 metre ilerledi. Bu, İngiltere’nin savunma hatlarını çalkaladı. I’ve seen bu tarz taktikler, especially in high-pressure games, can change the course of a match.
Sonuç olarak, Danimarka’nın galibiyeti, defansif disiplin, orta sahanın kontrolü ve kontra atakların etkili kullanımı üzerine inşa edildi. İngiltere, bu noktalarda daha iyi bir performans sergileyemedi. Bu, Danimarka’nın son yıllarda geliştirdiği bir modelin, bir kez daha başarılı olduğu bir örnek.
Gerçekten iyi oynamış mıydı İngiltere? Performansın gerçeği*

İşte bu. İngiltere-Danimarka maçını izleyenler için bir soru kalmıştı: Gerçekten iyi oynamış mıydı İngiltere? Cevap, beklediğinizden daha karmaşık. 2-0’lık skor, rahat bir galibiyet gibi görünse de, gerçeği kaplamıyor.
İlk yarının ilk 20 dakikası, Danimarka’nın kendini gösterdiği bir dönemdi. Christian Eriksen’in ortağı, Harry Maguire’in başına çarpmış, fakat kalenin üstünden geçmişti. Bu, Danimarka’nın tek şansıydı. İkinci yarıda, İngiltere tamamen kontrolü ele geçirdi. 65. dakikada, Jude Bellingham’ın golü, maçın yönünü değiştirdi. Sonra 83. dakikada, Harry Kane’in penaltı golü, skorları 2-0 yaptı.
| İstatistik | İngiltere | Danimarka |
|---|---|---|
| Toplam şut | 14 | 7 |
| İşgal alanı | 62% | 38% |
| Toplam pas | 527 | 389 |
Bu sayılara bakarsanız, İngiltere’nin performansı çok iyi görünüyor. Fakat ben, bu maçta bir şeyler fark ettim. İlk yarının son 15 dakikasında, Danimarka, İngiltere’nin savunmasını zorladı. Kasper Schmeichel’in birkaç mükemmel kurtarışı vardı. İkinci yarıda ise, İngiltere, topa sahip olmasına rağmen, net bir şut fırsatı bulamadı. Bellingham’ın golü haricinde, Kane’in penaltıdan golü dışında, İngiltere, Danimarka’nın kalesine gerçek bir tehdit oluşturamadı.
- İlk yarı: Danimarka, İngiltere’nin savunmasını zorladı, fakat gol şansıları kullanamadı.
- İkinci yarı: İngiltere, topa sahip olmasına rağmen, net bir şut fırsatı bulamadı.
- Sonuç: İngiltere, maçı kontrol etti, fakat gerçekten iyi oynamadı.
Ben bu maçı izlerken, bir şey düşünüyordum: Eğer Danimarka, ilk yarının ilk 20 dakikasını sürdürebilseydi, sonuç farklı olabilirdi. Fakat, İngiltere, ikinci yarıda daha rahat bir şekilde galip geldi. Bu, İngiltere’nin performansını tam olarak değerlendirmek zorlaştırıyor. Maçta, İngiltere, Danimarka’ya karşı üstünlük sağladı, fakat gerçekten iyi oynamadı.
Sonuç olarak, İngiltere, maçı kontrol etti, fakat gerçekten iyi oynamadı. Danimarka, ilk yarıda iyi bir performans sergiledi, fakat ikinci yarıda geriye düşü. Bu maç, İngiltere’nin performansını tam olarak değerlendirmek zorlaştırıyor. Fakat, bir şey açık: İngiltere, maçı kazandı, fakat gerçekten iyi oynamadı.
İngiltere ve Danimarka’nın karşılaşması, iki takımın farklı futbol anlayışlarının çarpıştığı bir maç oldu. İngiltere, hızlı geçişlerle ve fiziksel üstünlüğüyle baskı kurdu, ancak Danimarka’nın savunma düzeni ve kontrataklar, maçı dengeleyici bir boyuta getirdi. Teknik detaylar ve taktik uyum, sonucu belirleyen faktörler oldu. Bu karşılaşma, gelecekteki maçlarda daha iyi performans sergilemek için takımların zayıf noktalarını gidermeye yönelik bir uyarı olarak kalabilir. Futbolun sürprizlerle dolu doğası, her maçı bir yeni başlangıç yapar. Şimdi soru: Bu iki takım, gelecekteki turnuvalarda bu performansları nasıl geliştirerek daha büyük başarılar elde edebilir?
